
Aklımdan geçenler, izlediklerim, okuduklarım uzun ve kısa yazılar birlikte. En yeniler üstte.

Neredeyse 30'lu yaşlarıma kadar Japon kültürüne biraz mesafeliydim. Sonra bir bir kapılar açıldı — Hokusai'den Berserk'e, Kojima'dan Akira'ya. Geç de olsa sevdiğim çoğu şeyin ipucunun aynı yere çıktığını fark ettiğim bir hesaplaşma.
4 dk okuma

Sosyal medyanın son 10 yıldaki yükselişiyle birlikte hepimiz Influencer olmayı aklımızdan geçirmişizdir. Bu bazen ciddi bir denemeyle başlayıp
6 dk okuma

Son birkaç senedir yılın son günlerinde ya da geç kaldıysam yeni yılın ilk günlerinde, kullandığım Notion uygulaması üzerinde
6 dk okuma

“En iyi Batman filmi”. Bu yorumu sanırım sosyal medyada çok kez duymuşsunuzdur. Nolan’ın mükemmele yaklaşan Batman üçlemesi sonrası
13 dk okuma

1996 yılında vizyona giren Space Jam, sadece Bugs Bunny ile Michael Jordan’ı buluşturmakla kalmadı, sinemayı dünyasını da baştan sona değiştirdi. İşte karşınızda Space Jam’in muhteşem yapım hikayesi.
18 dk okuma

Cyberpunk 2077 çıktıktan sonra öyle şeyler oldu ki, ben de etrafta gördüklerimle ilgili derdimi anlatmak istedim. Twitter’ın 280
10 dk okuma

Haftalık PlayStation Gündemi yazımın 5. sayısı, aynı zamanda serimin 1. ayını doldurmasını temsil ediyor. Bir ay boyunca hiç
9 dk okuma

Yazıya minik bir itirafla başlamak istiyorum. The Witcher evrenine çok hakim olduğumu söyleyemem. İlk iki Witcher oyununu oynamadım.
10 dk okuma

Bir hayalle başladı her şey… Oyun dergilerini okuyarak geçti çocukluğum. Her yeni sayıyı merakla bekler, her yeni çıkan
6 dk okuma