jestman
← Tüm yazılarKültür

Japon Kültürü ve Akira Üzerine

Neredeyse 30'lu yaşlarıma kadar Japon kültürüne biraz mesafeliydim. Sonra bir bir kapılar açıldı — Hokusai'den Berserk'e, Kojima'dan Akira'ya. Geç de olsa sevdiğim çoğu şeyin ipucunun aynı yere çıktığını fark ettiğim bir hesaplaşma.

YYusuf Canpolat·28 Nisan 2026·4 dk okuma
Japon Kültürü ve Akira Üzerine

Neredeyse 30'lu yaşlarıma kadar, bazı film ve hikayeler dışında Japon kültürüne karşı biraz daha mesafeliydim sanırım. Samurayları seviyordum, ya da Godzilla'ya (her ne kadar ilk olarak Zemeckis'in Amerikan versiyonlarıyla tanımış olsam da) karşı hayranlığım vardı. Fakat genel olarak bir anime izlemişliğim, manga okumuşluğum yoktu. Hatta arkadaşların Akira Kurosawa filmlerine hayran olmasına rağmen ben Seven Samurai filmini henüz izlememiştim. Aslında Amerikan ya da batı kültürünün, Japonya'dan çok fazla esinlendiğini biliyordum ama nedense Japon orijinalleri yerine batı versiyonlarını izlemeyi tercih ediyordum (özellikle korku sinemasının büyük kısmının Japon filmlerinden uyarlandığı bir gerçek mesela).

Hayatın anlamı 42.

Şimdi yazıyı yazarken düşünüyorum da oyun tarafında da pek Japon oyunlarına karşı ilgim yoktu. Final Fantasy pek ilgimi çekmiyor, Metal Gear Solid oynamamıştım. Tamam Japonya'da üretilen oyunlardan mahrum kalmak mümkün değil, nihayetinde ilk el konsolum olan Game Boy, yine çok severek oynadığım Game Gear ya da Pac-Man ve Mario oyunlarını fazlasıyla oynadım. Pokemon'u da unutmamak gerek. Fakat bunlar da nihayetinde aslında Japonya'nın biraz da yüzünü batıya dönmüş versiyonlarıydı. Her ne kadar temelinde Japon kültüründen esintiler olsa da.

Bu da bilgi notu kısmı

Dedim ya 30'lu yaşlarıma kadar mesafeliydim diye, işte benim sevdiğim birçok kültürel öğenin Japonya'dan geldiğini geç de olsa fark ettikten sonra son dönemde fazlasıyla ilgi duymaya başladım. Buna yine batıya açılan kapılar belki sebep oldu ama MGS4'ü çok az oynamış biri olarak Death Stranding'i bitirdikten sonra Hideo Kojima'ya ve oyunlarına olan ilgim arttı. Ghost of Tsushima gibi oyunlarla Japonya'nın geçmişine ilgi duymaya başladım. Hokusai gibi bana en güzel gelen resimlerin Japonya'dan çıktığını fark ettim. Bir arkadaşımın zorla izletmesi üzerine Berserk (Golden Age üçlemesi) animesini izledim ve üretildiği yıl bakımından özellikle manganın popüler kültürde ne kadar ilham alınan bir eser olduğunu öğrendim. Sonrasında hemen koşup Berserk'in özel koleksiyon baskısını aldım (ki yaklaşık 1,5 seneye yakın okumadan rafımda durdu). Bu süreçte vieosunu yaptığım LEGO Great Wave ve LEGO Pac-Man setleri için yaptığım derin araştırmalar da (Pac-Man ve oyun endüstrisi araştırmaları, Ukiyo-e sanatının geçmişi vs.) beni Japonya kültürüne karşı daha ilgili hale getirdi.

buraya kod gelecek

const x = 42;

Bir süredir da yoğun olmasa da aslında kendimi kültürel olarak beslemek ve biraz da açığımı kapatmak için Japon kültürüne dair öğeler tüketiyorum. Örneğin 1,5 senedir rafımda duran Berserk'i okumaya başladım. İlk başta Arapça gibi tersten okumak bana garip geldi, istemsizce acaba bunun batı versiyonu gibi soldan sağa okunan versiyonu yok mudur diye düşündüm. Sonra aslında bu tarz okumanın hem beynime iyi geleceğini (bir şeyi normal olanın dışında yapmanın her zaman beyni çalıştırdığını, rutinden çıkarttığını söylerler; örneğin her gün yürüdüğün kaldırım yerine karşısından yürümek gibi), hem de yeni bir şey yapıyorum hissinini iyi hissettireceğini düşündüm. Beynime iyi geldi mi bilemiyorum ama iyi hissettirdiği kesin. Muhtemelen uzun zamandır manga okuyanlar ne demek istediğimi anımsamayacak bile, fakat çok kısa sürede bu şekilde okumaya alışılıyormuş. Aynısını şu sıralar İngiltere'de araba kullanmayı denemeden önce de düşünüyorum fakat bu ters şeritten araba kullanmaya da çok kısa sürede alışıldığı söyleniyor.

![Akira (1988) — Katsuhiro Otomo'nun manga ve filminin sembol kareleri arasında.](/akira-throne.jpg)

Anime tarafında da sevgili Erdem Tatar'ın tavsiyesiyle Evangelion'a başlamıştım. Aslında üzerinden 1 seneden fazla oldu ve henüz bitiremedim (biliyorum şaşırdınız ama genellikle oturup uzun vakitler ayırabilen biri değilim ve bir şeye biraz fazla ara verince dönmem uzun zaman alıyor). Yine de konusu, mesajı ve daha önemlisi karakter derinliği bakımından bir animeden beklentimin çok üzerinde bir iş olduğunu görüyorum. Aslında bu anime ve mangalardaki hikayeleri tükettikçe belki de en çok yaşadığım duygu, ne güzel bir kafaya sahip olduğu oluyor kabaca. Çünkü alışmışım uzun zamandır batı kültürünün en basite indirgemesi, üzerine düşündürmemesi, fast-food gibi hızlı tüketimlik içerikler üretmesine. Belki de bu yüzden Akira'yı izledikten sonra gidip araştırdım, yapay zekadan bana Akira ile ilgili bilgiler toplamasını istedim ve kafamdakileri sordum. Önce ben ne izledim derken, sonrasında bu araştırma hissinden zevk almaya başladım. Konu aslında izleyip bitirdiğidinde bitmiyor, sonrasında da kafanı kurcalamayı sürdürüyordu.

Akira demişken buraya ayrı bir paragraf, hatta bölüm açmak istiyorum.

⋅ ⋅ ⋅