Blog alemine dönüş

Hoşgeldiniz (ben de hoşgeldim). Uzun bir aradan sonra tekrar blog yazmaya karar verdim. İnternetle tanışmamdan beri belli dönemlerde blog yazdım. Genellikle kendimle alakalı, arada da sinema ve oyunla ilgili yazılar yazdım. Blog yazdığım dönemlerde farklı sitelerde yazılar yazdığım için yazma ihtiyacımı gideriyor, blogu pek güncel tutamıyordum. Yine öyle aman aman güncel olacağımı sanmıyorum ama içimdeki yazma güdüsünü arada buradan gidermeyi planlıyorum. En azından konu sınırlamasına tabi olmadan!

Blogun bana göre en güzel özelliği de kişisel blog olmasından dolayı istediğin konuya zıplayabiliyor olman. Twitter da aynı görevi görüyor ama benim gibi yazmayı seviyorsanız 140 karakter ancak yazının başlığı ediyor. Facebook desen, kedili videoların arasında kaybolan bir yer. Çalıştığım yerler de hep belli bir konu üzerine olduğu için sallıyorum spor üzerine bir şey yazamıyordum.

Uzun lafın kısası bloga geri döndüm, bakalım bu sefer ne kadar kalacağım. Genel olarak her şeyden yazmak istiyorum. Her şey derken; güzel patlamış mısır tarifine kadar her şeyden bahsediyorum. Ama yine de oyun ve sinema ile ilgili daha fazla yazı yazabilirim.

Tekrardan hoşgeldiniz 🙂

Bir not geçeyim. yazının içerisinde “blogun” şeklinde bir ifade yer alıyor. Bazıları bloğun olması gerektiğini, bazıları da blog’un olması gerektiğini savunabilir. İki taraf da haklıdır. Blog halen resmi olarak TDK’da yer almadığı için bloğun şeklinde Türkçe kurallarına uygun olarak kullanmak istemiyorum.

Site Footer